Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

NİLÜFER GÖLE İLE BİR SÖYLEŞİ

Tarih 12 Mart 2008, 21:22. Yazan tarikfardic.  
Etiket: nilüfer göle, tarık fatih ardıç

                             

         EYÜP CAN - ZAMANSIZ SÖZLER  - TİMAŞ YAY. 2000

·        Aydın gerektiğinde toplumsal konumuna ve toplumsal ailesine meydan okuyan kişidir.

·        Kitaplar batı-dışı toplumlar için ne yazıyor; bunlar geleneksel toplumlardır. Batı da modern toplumdur. Biz bu hikayelerle büyüdük. Oysa gözlem yaptığınızda görüyorsunuz ki; Batı’nın gelenekleri ile arasında bir köprü var. Geleneklerini dönüştürmüş. Modernleşme sürecinden geçmiş bütün ülkelerde  gelenekle modernlik arasında köprü kurulmaya çalışılmıştır. İşte Türkiye’de bu köprüsüzlük bizim yaratıcı olmamızı engelliyor. Yoksa kitaplarda anlatıldığı gibi saf bir geleneksel toplum ve onu karşısında gelenekten kopmuş bir Batı toplumu yok.

 

·        Modernistler kendilerine kadar geleneklerden uzak tutarlarsa o kadar modern olacaklarına inandırmışlar. Tutucu gelenekselciler de modernlikten öcü gibi korkmuşlar. Modern dünyaya gelenekle kafa tuttuğunuzu iddia ediyorsanız gettolaşırsınız, hiç ilişkiniz yoksa, hiç kafa tutmuyorsanız bu kez de marjinalleşirsiniz.

 

·        Gerçekten de evet, bizim geleneğimiz aslında tutucu olmayan ve gelenekselle modernin iç içe gelişebileceği bir yapıya sahip. Bugün baktığımızda bizim modernliğe atfettiğimiz bir sürü değer artık geçerli değil Modernlikte kendini değiştiriyor. Modernliğin bugünkü tanımı o kadar kolay değil. Yani sadece aydınlanma çağıyla modernlik olmuyor. Ki Batı bile bunu aştı. Bugün kendisini sadece aydınlanma çağıyla açıklayan modernliği Batı da tanımıyor. Mesela modernlik uzun süre dine karşı tanımlanıyordu; ama bugün böyle bir tavırdan söz etmek çok zor.

 

·        Biz, kimliğimizden ne kadar uzaklaşırsak o kadar iyi modern oluruz sandık. Buna karşı da ‘kimliğimize ne kadar sarılırsak ve hiçbir yeniliğe geçit vermezsek o kadar gelenekçi veya dindar oluruz’ diyenler oldu. Halbuki şimdi artık biliyoruz ki uçuculaşmak da, tutuculaşmak da gerekmiyor.

 

·        Üzerine ölü toprağı örttünüz mü, toplumun nefes almasını engellersiniz. O zaman da gelenekle modernliğin eklemlenmesi, dönüşmesi mümkün olmaz. Bu dönüşüm için yasakçı olmayan bir ortam gerekiyor.

 

·        DGM’de sorgu sırasında bana sordular, ‘Sizce aydın görevi bu mu?’ diye, ben de ‘Hayır’ dedim. Benim işim kendi işimi yapmak, daha iyi yazı yazmak, yaşadığım toplumu daha iyi anlayacak ipuçlarını yakalamaktır. Türkiye’de birçok yazar kendi işini bırakıp, başka şeylerin savunuculuğunu yapmaya başladı. Farklılıklardan ödümüz kopuyor!

 

·        Lafa gelince herkes demokrasi istiyor; ama hiç kimse demokrat olmaya, demokratça davranmaya yanaşmıyor. Bu sadece bir sistem meselesi değil, bir tavır alıştır. Samimiyetten yoksun, iki yüzlü tavırlarla demokrasi oluşturulamaz.

 

·        Totaliter yaklaşım kimden gelirse gelsin, hepimize zarar verir. Yapılacak bir sürü işimiz var. her şeyden önce kavramları yeniden tanımlamamız gerekiyor. Hem kendimizle, hem de kelimelerle yeniden yüzleşmemiz gerekiyor. Eğer sahici bir yüzleşme gerçekleştirirsek korku ve endişeleri de geride bırakırız.  

 

·        Sürekli kafamızda tasavvur ettiğimiz toplumu yazıyoruz. Adeta kafamızda tasavvur ettiğimiz toplum bizim için yaşadığımız toplumdan daha önemli Batı dışındaki toplumların entelektüellerinin ortak konumu bu. Kendi yaşadıkları tarihle bir yabancılaşma yaşadıkları için tarihi reddetmek istiyorlar bugün.

 

·       Batı’nın bize bakışıyla buraya bakıp, oradan ithal ettiğimiz kavramları burada topluma mıhlayarak bir yere varamayız. Mıhlayıcı olmaktan vazgeçmeliyiz. Buralı kalarak bütün dünyaya seslenebilmenin, evrensel olmanın çabası içinde olmalıyız. Aksi takdirde oryantalist bir söylemle hem kendimize, hem toplumumuza, hem de dünyaya karşı yabancılaşırız. Batı aydınlarının verdiği modernlik tanımlarını toplumumuza mıhlayarak sadece yara açarız. Mesela şimdilerde bir Foucault modası var, esinlenmek, bilmek güzel bir şey; ama onun analizleriyle bu toplumu anlamaya ve anlatmaya çalıştığınızda çuvallarsınız.

 

·        Benim hep aramaya çalıştığım Batı dışındaki toplumların kendi tarihselliğini nasıl yaratacakları, onun nasıl yazarı olacakları…

0 yorum.