Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

İBRAHİM ÖZDEMİR - POSTMODERN DÜŞÜNCELER

Tarih 14 Nisan 2008, 21:24. Yazan tarikfardic.  
Etiket: ibrahim özdemir, postmodern düşünceler, tarık fatih ardıç

                Kaynak Yayınları - 2002  

  • Bir millet hem cahil hem de özgür olmayı umuyorsa, hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir şeyi beklemiş olur.-Thomas Jefferson
  • İnsanı maddi manevi bütün taraflarıyla bütünlük içerisinde gösterecek olan felsefedir. - Necati Öner (s.101)
  • Avrupa’daki romantik hareket, Fransız idaresinden bağımsızlık adına Almanya’da ; ilerleme ve bilim adına tabiatın sömürülmesine karşı protesto olarak da İngiltere’de daha çok şiir, tabiat resmi yapma, müzik ve siyasi faaliyetlerle kendini gösterdi. Romantik protestonun kadın ve erkek sözcüleri, Avrupa ve Amerika’daki kurumlarda çok yaygın ve etkili olan Pozitivizmi ve Sosyal Darwinizmi eleştirdiler. İngiltere’deki ve özellikle de Almanya’daki Romantikler bu eleştiri süreci içerisinde  Şarkı yeniden keşfettiler. (s.142)
  • 19.yüzyılın sonlarına doğru Nietzsche’nin arkadaşı Paul Deussen’i Upaniş’leri Almancaya tercüme ederken görüyoruz. Nietzsche’nin kendisi bizzat tasavvurunu Zerdüşt vasıtasıyla açıklıyordu. Schopenhauer ise Will and  İmagination ( İrade ve Tasavvur ) fikriyle Şark’ın  bir diğer boyutunu felsefesine ilave ediyordu. Bunların takipçisi ise; anne ve babası Hindistan’da Hıristiyan misyoneri olan ve I. Dünya Savaşı sonrasından 60’lı yılların öğrenci protestolarına  kadar tüm genç nesillerin adeta en büyük Alman romancısı Herman Hess’tir. Onun Sidharta adlı eseri Şark’a karşı büyük bir duygusal yaklaşımın ifadesidir. Pretostonun mahiyeti her zaman aynı idi: Hayatı mahveden, egemen olmayı hedeflayen tavır ve teknolojinin tutumu ana hedef idi. (s.143-144)
  • Metafizik konuların tek başına akıl tarafından, özellikle de vahyin yardımı olmadan, keşfedilebileceğini ve bilinebileceğini ileri süren rasyonalist felsefe anlayışı Kuran’i bakış açısınca kabul edilemez. (s.165)
  • Kuran’a göre insanın, gayb aleminin etkilerini hissedebileceği bazı doğuştan iç yetileri vardır. Diğer bir ifade ile, her kişi vahyin rehberliğine samimi olarak kendini vermek şartıyla bunu tecrübe edebilir. Zira gayb aleminin tecrübesi (yaşantısı ) doğrudan ve vasıtasız olamaz. Bundan dolayı, bu tecrübeye vasıta olacak vahye muhtacız. Kuran’ın açıkça “kalp” olarak adlandırdığı bu iç tecrübenin bu merkezine “iç kavrayış duygusu denebilir. (s.165-166)
  • Kuran, ilk elden kişiye kendi zihnini sahip olduğu önyargılardan ve yanlış kavramlardan temizlemede yardımcı olmayı amaçlamaktadır. (s.169)
  • Bir filozofun öğreti ve kuramının son tahlilde bir sisteme indirgenebileceği gibi; bütün beşeri faaliyetler de; son tahlilde içinde oluştukları dünya görüşüne indirgenebilir. (s.185)
  • Rosenthal’ın da dediği gibi “medeniyetler, kendilerine en fazla ayrıcalıklı özelliklerini veren soyut nitelikteki önemli kavramlar üzerinde yükselir. (s.185)   

0 yorum.